
Rakam için hesap verebilirlik
Nasıl "AI istiyoruz" ifadesi "rakamı sabitledik ve sahibiyiz" haline getirilir. Adım adım.
Beş yılın ardından tek bir şey öğrendik: sabitlenmiş bir rakamı ve bunun için hesap verebilirliği olmayan bir AI projesi, proje değildir — bir hediyedir. Her iki taraf da çalışıyormuş gibi yapar ve ikisi de hayal kırıklığıyla ayrılır.
Rakam için hesap verebilirlik, "iyileştirmeye çalışacağız" demek değildir. Sabitlenmiş bir hedef, ona ulaşma sorumluluğu ve ona doğru zorladığımız koşullardır. Bizim durumumuzda — eksik kalırsak, kendi maliyetimizle.
Bunu bir müşteriyle nasıl kurarız. Adım 1 — süreci bul. "AI'yı hayata geçir" değil, "satışta lead nitelendirmesini kapat". İşin içinde somut bir nokta; somut insanlar ve somut rakamlarla.
Adım 2 — baseline hesapla. Bugün kaç kişi, kaç saat, ne kadar çıktı. "COO'nun içgüdüsü" değil — 3 aylık bir CRM dışa aktarımı. Baseline yoksa, başlangıç yok.
Adım 3 — hedefi sabitle. "Manuel işleri %60 azalt", "nitelikli lead'e dönüşümü %40 artır", "yanıt süresini 8 saatten 15 dakikaya düşür". Bir rakam, bir ölçüm kuralı.
Adım 4 — taahhüdü sabitle. Hedef, formül, son tarih, neyin başarı sayıldığı. Ve öteki yüz: eğer tutturulmazsa ne yaparız. Genellikle "geri döner ve kendi maliyetimizle ona doğru zorlarız".
Müşteriler bazen itiraz eder: "bunu fazla karmaşıklaştırıyorsunuz". Değil. Görevin gerçek olup olmadığını böyle öğreniriz. Bir şirket rakamı sabitlemeyecekse — buna ihtiyacı olduğundan emin değildir. Ve bu, AI'nın şu anda yapılacak iş olmadığı anlamına gelir.